GÜNCELLEME 11 Şubat 2010 SAAT 1315 (IMKB100 TL için)

        İki-üç günden beri herhangi bir kanaat belirtmiyorum. Hafta sonu "50000 değerinin altını görmeyecek gibi" diye yazdım, ancak 494xx değerini gördü. 50000 değerinin altında kısaya, 48800'de uzuna geçilebilir, buradan gelecek tepki ile 51000 görür diye söylemiştim.  Pazartesi gün içi 494xx değerini gördükten sonra tepki yaparak 51700 civarına kadar geldi. Miktar tuttu, ancak seviyeleri tam olarak tutmadı. Onun için özür dilerim. Kısa vadeli ve gün içi değerlerle yapılan öngörüler risklidir. Genel trendin bulunması bence daha önemlidir. Şu andan itibaren tekrar bir iniş dalgası gelmez mi? Niye olmasın? 50200 değerini aşağı kırarsa nakite geçmek/kısaya oynamak uygun olur diye düşünüyorum. Daha aşağı değerler için daha önce limitleri belirtmiştim. İniş tamamlandıktan sonra, yukarı çıkış durumunda da 50400 yukarı aşarsa uzun düşünülmelidir. Süreç içerisinde değerlendirmelerimizi yenileriz. Önemli olan ne yapılacağını bilmektir. Buralar bir dip yapma seviyesi olmalı. Beklentim, bu civardan tekrar bir çıkışın başlaması ve hedeflerine doğru yol almasıdır. Eğer 55900 civarı son çıkış dalgasının 1. dalgası, 494xx 2. dalgayı oluşturuyorsa, o zaman 5. dalganın beklediğimiz 65000'in çok üzerine gitme olasılığı da bulunmaktadır. Gelişen süreci izlemek zorundayız. Ancak yine de biz 62500-65000 seviyelerinin görülmesini, daha sonra düzeltme gelmesini bekleyelim.

        GÜNCELLEME 11 Şubat 2010 SAAT 1015

     Çok hoş bir anlatım olduğu için haberborsa.com sitesinde Anıl Bey’in topiğinden alınmıştır. http://www.haberborsa.com/showthread.php?6242-102000-mi-23000-mi&p=1439333&viewfull=1#post1439333

gaymakcı ali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

PY Diyor ki;1. Etrafta bi sürü insan varken hep birlikte Dağlara TIRMANIŞ falan yaptırmam ve yapmam, çünkü hepsinin suya ekmeğe çadıra dinlenmeye v.s. ihtiyacı var. 15 günde çıkacaksak bile bu iş 10 misli uzar, bu ahali beni bile yavaşlatır. Yani KY nin elinde hisse varken bu piyasayı 100.000 nli rakamlara taşıyamam. Benim istemediğim zamanda kar falan realize eder bunlar. İşin gücün yoksa bunların yüksek fiyatlı satış baskısıyla uğraş.
2. Oyunu kuralına göre oynarsam zaten internetin her eve girdiği ortamda bi sürü de iyilik sever okumuş çocuk olduğundan, e bunlar da teknik taktik v.s. den anladığından bu iş olmaz. Ben bu rutinleri bozayım ki emekliliğine üç beş yatırım yapanları da korkutayım ki ardına bile bakmadan kaçsınlar.
3. Satış baskısıyla falan uğraşıp bi sürü komisyon ödeyeceğime Hazır iletişimin bu kadar hızlı olduğu devirde herkesin çocuğunun okuldaki derslerinden daha fazla takip ettiği DOW endeksini bi bozayım içlerine geceden korkuyu salayım ki gece rüyalarında bile paralarını kaybettiklerini görsünler. Sabah da biraz kontrolle hafif kendi halinde hacimsiz hacimsiz düşen kağıtlarla korkup satsınlar ki ben ufak ufak sepete koyayım.
4. DOW u artı kapatacaksam bile Avrupası, Türkiyesi benim açılışımı her seferinde son dakkalarında merakla izlerken eksiyi görüp korkudan satsın bi de ordan voleyi vurayım. Sonra ben nasıl olsa düzeltirim.
5. Grafikleri öyle bozayım ki en iyi teknik analizcilerin bile bir iki sefer öngörülerini yanlış çıkarttım mı zaten bunlarda muhalif çok, iyilikseverler de milletin siteminden kızıp vazgeçsinler. Çobansız kalan bi sürü koyunu sırrayyla üççerr beşşerr afiyyetle yerüm. Sonra nasıl olsa eski tekniğe aslanlar gibi dönerim. Bi de yeni teknik yaratmakla mı uğraşcam.
6. OHHHH millet yoğurdu üfliycem derken kendi başına paraşütle atlayanları yüksek dağların soğuğunda bi bırakırım ki bi daha gün yüzü göremezler. Etraf ne güzel heykelden geçilmez. Hemide bi daha aynı yerlere havadan inmek isteyenlere ibreti alem olur.

GANDALF, BAY FRODOYA DEDİ Kİ; ” ASLINDA KARAR VERİLMİŞTİR. (BU İŞİN SONU BELLİ BİLADER) ÖNEMLİ OLAN SEN KARARINI VERDİN Mİ (SEN BU İŞTE VAR MISIN YOK MUSUN)
Saygılar.

PY Yine Diyor ki;

1. Her iyi haber çıkış için mazeret olmayacağı gibi her kötü haber iniş nedeni değildir.

2. Teknik çoğunlukla işler ama her zaman değil, ben işime geldiğinde tekniğe göre haber yorumlamasını bilirim.

3. Siz istatistik bilmez misini z ki en alttaki değerle en üstteki değer silinip ortalama öyle bulunur. Ben de trendi ona göre belirlerim ki indi bindiciler belli olsun.

4. Bu işin psikolojisi der ki;
    a. Bilerek bilinen trendi kırarım ki ortalık karışsın millet kaçışsın, Kaçışanın malını toplarım en tepede geri satarım
    b. Aynı numarayı bir iki kez yaparım ki millet haşlanan kurbağa misali öğrensin
    c. Tam alıştılar mıydı ver gazı yumuşak yumuşak düşürürüm hem de bir artı iki eksi bi artı iki eksi ki belki çıkar diye beklesin.
    d. Stop Loss yapma değerinde biraz oyalarım hafiiif hafif aşağı veririm ki zarar göze batmasın ümitle çırpınsın.
    e. Artık burdan satılmaz zarar diz boyu dediği yerde bi çakarım ki dibe uzun vade yatırmcılığı öğrensin.
    f. Everestteki heykeller misali ahali tepelerde kışlasın, benim kuzular yaylalarda bi aşağı bi yukarı hoplasın zıplasın otlasın.
    g. Bu memleketin garibanının yanmayın sobasının başında kuyruğu titresin, benim hizmetçi bilmem nerdeki şöminemin odunlarını harlasın, şarabımı ısıtsın.

BİLENLER BİLİR; TEMEL EVLENMİŞ GELİN ATA BİNMİŞ GİDERKEN AT TÖKEZLEMİŞ, TEMEL DEMİŞ ATA ” BU BİR”.

dAHA YOLUMUZ VAR GİBİ DOSTLAR.
SAYGILAR.

     GÜNCELLEME 09 Şubat 2010 SAAT 2120

     Sayın Yiğit Kaynak'ın sitesinden: http://www.vobsinyalleri.com/biliyormuydunuz/

     Mühendis yeni mezun olmuş, şantiyede ilk işi. Şef gelir derki “sahada şu kısıma grobeton dökülecek, bu işi sen yaptır”. Bizim mühendis yeni mezun, yerinde duramıyor, tüm dinamikleri tavanda, 4 yıllık zorlu tahsilden sonra ilk meyvesini verecek. Bir heyecan işe koyulur; hemen betonarme kitapları açılır beton sınıflarına bakılır, akabinde malzeme bilgisi kitapları açılır hangi malzemeyi ne oranda kullanacak bakılır, şantiye yönetimi kitapları kurcalanır bu işi kaç kişi yapacak hesaplanır, şantiye araçlarına göz atılır hangi araçlar gerekli ona bakılır, ardından teknik resim notları bulunur kalıp nasıl çakılacak araştırılır…. araştırırda araştırır fakat nerden başlayacak bilemez. bir gün geçer başlamaz, iki gün geçer başlamaz, derken 3. gün şef gelir ve bakarki daha iş başlamamış. ve o gün o genç mühendise üniversitede öğretilmeyen o değerli kaynağı öğretir.

“AT GÖZLÜĞÜ”
şef derki ” at gözlüğünü takmaz isen başarmaya odaklığın işi başarmak bir yana, ona başlayamazsın bile. önce at gözlüğünü tak!! ve devam eder,
sen ne yapacaksın?
-beton dökeceksin.
ne betonu dökeceksin?
-grobeton,
gro beton ne işe yarar?
-tesviye betonudur, taşıyıcılığı yoktur zemini düzeltmeye yarar.
ozaman minimum beton malzemesi yeterlimi?
-evet yeterli
ozaman git kitaptan grobeton malzeme miktarlarına bak ve buraya getirt.
ve işe başla!! ama AT GÖZLÜĞÜNÜ meslek hayatın boyunca çıkartma!!!”

evet mühendisin başvurduğu tüm kaynaklar, tüm notlar ve o güzelim 4 yıl bir işe yaramaz. ama amaca ulaşmadaki rehber anlamlandıramadığı şekilde at gözlüğü olur.

aslında hernedense insanoğlu hedefine oturtuğu bir eylemi yapmaya çalışırken o eylemin çıtasını yükseltmeyide ikinci bir görevmiş gibi algılar ve hatta bir süre sonra farkında olmadan amaç değişir ve birde bakarsınki yapmak istediğin işten çoktan uzaklaşmıssın.

işte ben bir süre yapmaya çalıştığım ve bıraktığımda yapmak istediklerimden fazlasıyla uzaklaştığımı hissettiğim trade/vob vs vs eyleminde tıpkı yuklarıdaki genç adam gibi at gözlüğümü takmayı unuttum. amaç vobda işlem yapmak iken birde bakmışımki ;
indikator nedir? açıklanan veriler nasıl etki eder? borsanın saatleri değişmelimi? kaldıraç oranı ne olmalı? vs vs..
tabi bunları öğrenirken sermaye çoktan eridi. peki ne oldu?
aslında reel olarak para kaybetmişken ne yapmamam gerktiğini öğrendim. evet tıpki aşağıdaki gibi;
bilim adamına “yahu bu deneyi 99 defa yaptın yanlış oldu, 100. seferde doğru oldu. 99 deney boşa gitti ” derler;
bilim adamıda derki “100. deneyde, deneyin 1 defada nasıl doğru sonuçlanacağını, diğer 99 deneyde ise deneyin 99 farklı şekilde nasıl doğru sonuçlandırılamayacağını öğrendim”.
işte insan bir süre sonra öğreniyor, araştırıyor ve buluyor. fakat hayat bir deney laboratuvarı değil ve bu işte (vob) deney konusu değil. işte bunu görmemi sağlayanda ne makaleler ne de kitaplar yalnızca “AT GÖZLÜĞÜ”. AT GÖZLÜĞÜmü taktım…
Peki şimdi ne mi yapıyorum?
TABİKİ BAŞARILI BİR TRADİNG YAPIYORUM.
POZİSYONUMMU?
sadece bekliyorum.


Başka hususlar aynı adresten:

     Trade etmeye soyunan her 10 kişiden 8′nin hiç para kazanamadığı tahmin edilmektedir. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre ABD’de trader ların %75′i iki yıl içinde her şeylerini kaybetmektedirler. Bu insanı hayrete düşüren bir başarısızlık oranı, ama daha da şaşırtıcı olanı ise, bu başarısızlık oranının neredeyse 150 yıldır değişmemesidir.

     İflas eden trader oranında en önemli olgu, zamandan bağımsız olarak bu oranın sabit kalmasıdır.
Halbuki traderlar zaman içerisinde çok daha gelişkin koşullara sahip oldular. Artık traderlar kompleks TA(Teknik Analiz) programlarıyla, sofistike bilgisayar sistemleriyle, 1 sn. de ekrana gelen dünyadaki tüm piyasaların verileriyle işlem yapmaktadırlar. Tüm bu avantajlarına rağmen büyük oranda trader kaybetmekte ve iflas etmektedir. Dolayısıyla problem, teknolojideki gelişimi tradinglerine eklemlemelerinden çok daha derindedir. Neden traderların büyük çoğunluğunun kaybettiklerinin cevabı sanki pandora kutusunu açmaya benzer. Oysaki nedenler çoğunlukla çok basittir.

İnsanlar trade etmeye ilk başladıklarında iki yoldan birini izlerler.

İlk grup sadece neyi takip ettiğine odaklanır ya da bir çok kaynaktan tüyolar, ipuçları yakalamaya çalışır. Tahmin edileceği gibi bu gruptakiler uzun süre kalıcı olamazlar.

İkinci grup ise biraz daha sofistikedir. Onlar Holy Grail’i ( piyasalarda başarınızın sürekli ve kesin olmasını sağlayan indikatör) aramaya girişirler.

     Oysa ki bu sihirli indikatör hiç varolmamıştır ve bu traderler bu beyhude arayış için kendilerini paralar dururlar. Kimi traderlar yeni TA paketleri alırlar ya da bulmaya çalışırlar, kimileri internette son çıkan indikatörü bulmak için saatler harcar veya bilgisayarın rengini değiştirerek başarı şansını arttıracaklarına inanırlar. Gerçekte olması gereken bu tarz bir ‘Holy Grail’ ve sistem oluşturma arayışının traderın zamanının en fazla %10 unu almasıdır. Oysaki pek çok trader tüm enerjilerini sistem oluşturmaya odaklanarak harcamakta, özellikle de entry (giriş) sinyallere odaklanmaktadır. Oysaki ‘alım sinyali’ trading sistemlerinin küçük bir parçası hatta çoğu zaman önemsiz bir parçasıdır. Bi çoğunuz alım sinyali için söylediklerimi kabullenmiyorsunuzdur, ancak aşağıda yazacaklarımı okuyarak karar verin. Eğer piyasalarda tamamen tesadüfi hareket ediyorsanız başarı şansınız %50 dir, yani ikiye bir beklentiniz vardır. Kaybettiğiniz her bir dolara karşı 2 dolar kazanmalısınız ki tradinge devam edebilesiniz. ‘The Turtles’ diye tanınan bir grup e-trader, sistemleri sadece %30 başarı ile oluşmasına rağmen dünyanın en başarılı traderlarından oluşmuşlardır. Eğer inanmıyorsanız basit bir hesapla dediklerimi sınayabilirsiniz, 10.000 dolarla başlayıp ilk işleminizde %10 kaybedip bir sonraki işlemde %20 kazandığınızı varsayarsak bu işlemi defalarca tekrarlarsanız hesabınızın ne kadar ne kadar büyük boyutlara ulaştığını göreceksiniz. Bu basit yaklaşımın gösterdiği gibi alım noktası, bizim başarımızı belirleyen bir unsur değildir.
      Trader ne kazanacağına karar vermelidir, kaç kere haklı çıkacağına değil. Çünkü doğru çıkmanın ne kadar kazanacağınızla çok ta fazla ilgisi yoktur. Buna rağmen traderların çoğu giriş-alım noktasına saplantılıdır, sürekli oraya odaklanmışlardır, her biri ümitsiz bir haklı çıkma gayreti içindedir. Bu durum, traderın egosunun pençesine düştüğünün bir sinyali, yokoluşa sürüklendiğinin erken uyarılarıdır. Sistem oluşturma entry sinyalinin çok ötesindedir. Mekanik trading sisteminin özü, sistemin beklenti kavramının oluşturulmasıdır. Yani her bir işlemde ne kazanabileceğinize karşın her bir işlemde ne kaybedeceğiniz… Hangi sıklıkta işlem yaptığınız da sistemde yer tutar. Eğer çok büyük bir beklentiniz varsa, sistem örneğin senede 1 kez sinyal üretebilir. Son olarak satım kriteriniz nedir? Pozisyona girmek kolaydır diğer yandan çıkış-satım noktanız sizin kazanacağınız parayı belirler. Şu son derece açık olmalıdır, sistem dizaynı sihirli bir sistem arayışından çok daha ötesi, piyasalarda kalıcı olmak için kapsamlı bir yaklaşım oluşturma çabasıdır. Halbuki saydığım sistem oluşturma özellikleriniz’in trading zırhınızın sadece küçük bir kısmını oluşturur. Başarılı olmanızın ANA kriteri para yönetimi ve psikolojidir. Kendi adıma kesinlikle eminim ki, trading finansal bir unsurdan çok psikolojik bir çabadır. Traderların bir çok sebep için sistem oluşturmaya odaklanırlar. Tüm teknik analiz programları alım-satım sinyali oluşturmanın ötesinde fazla bir şey içermezler, çünkü durum ‘ideal’ indikatörü ararken manipüleyi çok olanaklı kılar. Bunun ne kadar anlamsız olduğunu görmek için fibonacci sayılarını ele alalım. Pek çok trader indikatörlerinde default olarak bu sayıları kullanır, halbuki 13 günlük HO nasıl 12 ya da 14 günlükten daha muhteşem sonuçlar üretebilir ki? Böyle yaparak traderler piyasaların gizemini kavrayarak, mutlaka keşfetmek zorunda hissettikleri piyasa sırlarına vakıf olabileceklerini sanırlar. Traderların alım sinyaline konsantre olmalarının ikinci nedeni ise daha önceden de belirttiğim gibi haklı çıkma kaygılarından kaynaklanır. Bilindiği gibi hepimiz egoya sahibiz ve aldığımız tüm kararlarda bu duygusal dürtüyle etkileniriz. Yanlış sonuçlanan pozisyonların, haklı çıkılanlardan daha fazla olacağı gerçeği ile kalmak bizim için cidden zordur, oysaki olan hep te budur. Örnek olsun diye, giriş sinyallerinde en çok kullanılan yöntemlerden hareketli ortalamalarda doğru pozisyon alma oranı %50 nin altındadır. Bu yüzden de bizi her zaman haklı çıkaracak bir sitem arayışıyla bu dengesizliği aşmaya gayret ederiz. Ve böylece bu trading gerçeği nedeniyle traderler kendi egolarını besler, korur ve büyütürler.
       Traderların giriş sinyali için pek çok beyhude saatler harcamasının üçüncü nedeni ise mükemmel girişlerin kontrol ve hakimiyet sağlayacağı yanılsamasıdır. Traderların her nasılsa giriş sinyalinin onlara piyasaları kontrol etme ve yenme hakimiyeti sağlayacağını düşünürler. Bu durum sayısal lotoda kimi özel numaraları, rastgele seçilmiş numaraları kullanmaya tercih etmelerine benzetebiliriz. Halbuki sayısal lotoda seçilmiş özel numaralar ya da rastgele numaralar da kullansanız kazanma şansınız eşittir. Yaklaşık aynı gerçek, hareketli ortalamalarınızda gün sayılarını seçerken ister fibonacci sayılarını ister diğerlerini kullanarak göreceğiniz gibi, sizin trading teki başarı ya da kayıp oranınızı değiştirmez, değiştiremez.  Sizlerde bir trading sistemi oluşturmanın anlamsız olduğu gibi bir düşünce oluşturmak istemiyorum, elbette traderların bir giriş sinyali formuna ihtiyaçları vardır. Oluşan trendleri saptamaya, hangi koşullarda girerek ne tür beklentilerimiz olmalı gibi analizlere ihtiyacımız olduğu da bir gerçektir. Fakat salt giriş sinyaline odaklanarak, sistemin diğer kompleks unsurlarını ve çok önemli para yönetimi ve trading psikolojisini es geçmek, gözardı etmek, önemsememek en büyük hatadır. Uzun verimli başarılı trader olmanın bu en önemli iki unsurunu artık traderlar anlamaya başlamalıdır. Bu unsurları yok sayarak salt ‘Holy Grail’ arayışına konsantre olmak, kesinlikle sizi de hiç para kazanamayan %80 nin arasına katacaktır.

Kaynak.: Chris Tate

Bir Teknik Analistin Düşmanları ise aşağıdakilerdir.
1)Duygusallık,
2)Grafikte var olanı değil alt benlikte var olanı görmek,
3)Sistemi Dışında hareket etmek,
4)Sonuçlarla değil sebeplerle ilgilenmek,
5)Hatalarından ders almamak,
6)Sat sinyalinin aynı zamanda alma sinyalide olduğunu unutmak,
7)Al sinyalinin aynı zamanda tut sinyalide olduğunu unutmak


     GÜNCELLEME 09 Şubat 2010 SAAT 0025

     Daha önceki çalışmalarımla ilgili hisse.net forum sitesinde http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=40815&p=4012825#post4012825 adresinde Sayın alıkadam'a bir sorusu üzerine vermiş olduğum cevabı buraya da alıyorum. Birden fazla grafik çalışması yaptığımı, en uygun gördüklerimi yayınladığımı belirtiyorum.

Originally Posted by alıkadam View Post

sn.hbilgin,
gördüğüm kadarıyla advancedget,ew prognosis ve mtpredictor gibi otomatik sayım yapan programları kullanıyorsunuz.sizce bunlar EW analizleri için sakıncalı değil mi? bu programlar sürekli sök-çıkart yapan programlar değil mi? piyasayı değerlendirirken bunlara nasıl güvenebiliyorsunuz?
ben şahsen sizin kendi bilgi ve birikminizle paylaştığınız ve paylaşacağınız manuel sayımlarınızın bizler için çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim.DT üzerinde kendi çalışmalarınız cidden emek ve zaman harcayıp ortaya çıkarılmış çalışmalar.bunlar bizim için çok daha kıymetli.en azından benim için diyeyim.
diğer yandan içindeki girdileri bilmediğimiz bir pc programının verdiği sayımlar çok ciddi kayıplara sebep olabilir diye düşünüyorum. saygılar.

Sayın alıkadam, otomatik sayım yapan programları kullanmanın herhangi bir sakıncası olduğunu zannetmiyorum. Bunların hepsi farklı yönlerde güçlü programlardır. Bu programlara verilen emekleri, bugüne kadar yapılan geliştirmeleri hafife almak hata olur diye düşünüyorum. Ben bugüne kadar piyasada mevcut hemen hemen bütün programları kullandım. Bunları kullanmayı öğrenmek bile ayrı bir emek ve zaman gerektiriyor. Olması gereken bu programların yapmış oldukları analizleri değişmeyen kesin bilgiler olarak görmemektir. Bunlar yalnızca teknik analiz yardımcılarıdır. Yardımcılar ne kadar güçlü ise ve bizler de bu yardımcıları ne kadar iyi kullanmayı biliyorsak o kadar isabetli öngörüler yapabiliriz. Elliott Dalga Analizinde dalgaların kişilikleri ve genel piyasa özellikleri zaten bilinmesi gereken hususlardır. Her gün haberleri izliyoruz. Bu ülkede yaşıyoruz. Bütün bu bilgileri birleştirerek bir karara ulaşmaya çalışıyoruz. Önemli olan zaten öngörülerde isabet oranının yüksekliğidir. Belki daha da önemli olan zarar etmeyecek, karda tutacak stratejilerimizin isabetli olmasıdır. Elimde bütün bu programları kullanarak yaptığım manuel çalışmalar bulunmaktadır. Örneğin yalnızca IMKB100 TL GÜNLÜK olarak onlarca sayımı aynı anda takip etmeye çalışıyorum. Yani değişik modelleri aynı anda takip ediyorum. En isabetli olabilir diye değerlendirdiğim öngörüleri ve hedefleri içeren (otomatik sayımlar olabilir) grafikleri burada paylaşmaya çalışıyorum. Kayıplara gelince, stratejiniz uygun ise yönü bilmenize bile belki gerek olmayacaktır. Benim gibi teknik analiz ile uğraşmayan, yalnızca atmosferi koklayarak hisse alıp satarak ciddi karlar eden kişiler gördüm. “Borsa Serüvenim”de - Benim gibi bir memur ve işçi çocuğu olan bir memurun ticareti öğrenmek için bir fırın ekmek yemesi, kaybetmesi ve sürünmesi gerekiyormuş. İngilizce metinlerde borsada alım satım yapanlara trader deniyor. Yani ticaret yapan kişi. Ben kimim ki ticaret yapacağım. Bu iş, pazarda simit ve poşet satmaya benzemiyor. Burası gerçek hayat, bu, hayatı kazanma kavgası. Kimi insanlar alım satım yapar, yani ticaret yapar para kazanır. Kimi insanlar bilgilerini, kimi insanlar da emeklerini satarak para kazanır. (Ben şu anda bir memur olarak bilgi ve tecrübemle kazanıyorum, maaşlıyım) Kitap yazanların, borsa ile ilgili ahkam kesenlerin, millete akıl verenlerin ve para piyasaları ile ilgili yerlerde çalışanların bilgi ve emekleri ile para kazanmaya çalıştıklarını anladım. O kadar iyi biliyorlar ve para kazanabiliyorlarsa niye ücretli olarak değişik yerlerde çalışıyorlar ki!- diye görüşlerimi belirtmiştim.
Sonuç olarak, benim yapamayacağım ticareti yaparak kazanabilenlere bol kazançlar diliyorum.

     GÜNCELLEME 08 Şubat 2010 SAAT 2355

     Bu adreste aşağıda vermiş olduğum grafiğin ilk zamanı ve hali bulunmaktadır. Buna göre hareketi takip edebiliriz. Cuma günü yazmış olduğum değerlendirme yakın bir zaman içindir. http://hbilgin.yolasite.com/haftalik-stratejiler/01-04-aral-k-2009-haftas-stratejisi

    IMKB030 USD 

IMKB100 TL GÜNLÜK

     Grafiklere bakıp duruyorum, bana büyük bir iniş yokmuş gibi geliyor. IMKB100 TL 50000 değerinin altını bu inişte görmeyecek gibi görünüyor. Buradan yine ani bir hareket ile tekrar çıkış başlayıp yukarıdaki hedeflerine gidecek gibi. Ya büyük bir iniş başlamışsa ne olacak? O takdirde (her zaman olduğu gibi) burada hareket tarzı yine önemli olacaktır. 50200-50500 arasını görünce uzuna/tepkiye az miktarda oynanabilir. Eğer 50000′in altına inerse nakit/kısaya geçmek, 48800′de tekrar pozisyon değiştirmek yani uzuna geçmek, 48300′ün altına inerse tekrar kısaya geçmek 43800′de uzuna geçmek uygun olur gibi düşünüyorum.

     Burada böyle bir stratejiyi çizdik. Aşağıda belirtmiş olduğum günler önemli dönüm günleridir. Buralara dikkat etmek faydalı olacaktır. Fiyat ve zaman hedefleri beraber değerlendirilmelidir. Biri hedefine ulaştığında diğerinin de ille hedefine ulaşması beklenmez. Önümüzdeki günlerde gelişmelere göre yeni yorumlarımızı yaparız.

IMKB100 TL GÜNLÜK (DAILY) – 1


IMKB100 TL GÜNLÜK (DAILY) – 2


IMKB100 TL GÜNLÜK (DAILY) – 3


IMKB100 USD GÜNLÜK (DAILY)



IMKB100 USD HAFTALIK (WEEKLY)


IMKB030 TL GÜNLÜK (DAILY) – 1


IMKB030 TL GÜNLÜK (DAILY) – 2

  05 Şubat 2010 Cuma günü akşam itibariyle görüşüm, 09 Şubat 2010 Salı günü sabahtan dip görerek tepkinin başlaması(48800 civarı başlamasını beklediğim tepki 51000'e kadar çıkmalı), 16-17 Şubat 2010 günlerinde tekrar inişe geçmesidir. Burada da en fazla 43800 (bir olasılık 45700 civarı) hedefine inebilir. Ay sonuna kadar iniş trendi tamamlanmalı (bir olasılık 17 Mart'a kadar devam edebilir). Buradan başlayacak çıkışın da IMKB100 TL 65000 hedefine gitmesi beklenmelidir.


IMKB100 TL ELWAVE

IMKB100 TL HAFTALIK (WEEKLY) ADVANCEDGET

IMKB 100 TL HAFTALIK (WEEKLY) MTPredictor

IMKB100 TL GÜNLÜK (DAILY) MTPredictor

IMKB030 TL ELWAVE

IMKB030 TL HAFTALIK (WEEKLY) ADVANCEDGET

IMKB030 TL HAFTALIK (WEEKLY) MTPredictor

IMKB030 TL GÜNLÜK (DAILY) MTPredictor