2010-2012 YILLARI VE SONRASI

     Sayın Tuncer Şengöz'ün Aylık Strateji Raporu - OCAK 2006'da belirtmiş olduğu hususların bir özetini aşağıya çıkardım. Bundan maksadım geleceğe ilişkin bir vizyon kazandırmaktır. Sayın Şengöz, bu raporda anlatmış olduğu sosyonomik incelemede 1918 yılını referans alarak sonraki tarihsel süreçte neler olduğunu anlatır ve 2007 yılını (1918+89=2007) önemli bir dönüm noktası olarak kabul eder. Gerek kitaplarında ve gerekse de bu raporda anlatmış olduğu hususlar birbirlerini desteklemektedir.

      "Çok önemli değişimlerin hemen öncesindeyiz ve bu değişimlerin en kritik tarihi olan 2007 yılına hızla yaklaşıyoruz. Peki nedir 2007 tarihini önemli kılan? bu tarihte pek çok derecedeki fibonacci sayısı kesişiyor ve sosyonomik bir perspektifle bakıldığında, 2007 tarihi tarihsel kırılmanın en kritik dönemeci olacak gibi görünüyor. Sosyonomi disiplinine göre, tarihin akışı olaylarla değişmez. Değişen, trendler biçiminde ilerleyen baskın kitlesel ruh halidir. Ruh hali değişimleri de, olayların akış biçimini değiştirir. Zaman çalışmamızdaki kesinliğe güvenebiliriz. 89. yıla karşılık gelen 2007 ya da bu tarih etrafındaki dönem de bir istisna olmayacaktır. 2007 veya etrafındaki bir tarih, fibonacci sayı serisindeki bir sonraki sayı olan 144 sayısının karşılık geldiği 2062 yılına kadar devam edecek bir yeni dönemin başlangıcı olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Büyük olasılıkla 2007 yılı etrafındaki bir tarihte, 20. yüzyıl boyunca yaşamadığımız ölçekte uzun bir olumlu ruh hali dönemi başlıyor. Bu olasılık, kitaplarda anlatılan "bir yüzyılda bir defa yaşanacak" bir olumlu ruh hali trendi, yani uzun vadeli ve devasa boyutlarda bir boğa piyasası demektir. 30 yıl civarında sürmüş bir yataydan çıkışta, dalganın kısa kalması beklenen bir durum değildir. Bu dalganın hem zaman ekseninde oldukça uzun sürmesi beklenir, hem de katettiği mesafenin, kendisinden önceki düzeltme dalgasının boyunu defalarca aşması. Pek çok piyasada spekülasyon, onyıllar boyunca tarihsel ölçekte değerlenmeler ve sınırlarına dayanmış büyüme ve genişleme süreçleri yaratırken, Türkiye onyıllardır süren bir kriz döneminden çıkma potansiyeli taşımaktadır. (Açıklama: 1973 yılı sonrası DJI'nin nereden nereye geldiğini kontrol edersek, bu süre içerisinde Türkiye'nin de yatayda kaldığını düşünürsek nerelere gidebileceğini tahmin edebiliriz.) Yani sonu bir finansal çılgınlıkla bitecek uzun ve istikrarlı bir dönemi beklemekteyiz. Analitik çalışmalarımız, yeni ve onyıllardır görülmemiş zirvelere doğru yolculuğun şimdilik daha olası olduğunu gösteriyor. Değişimin yönü ne tarafa doğru olursa olsun, bu değişim, geçmiş otuz yıl boyunca yaşananlardan çok daha güçlü bir değişim olacaktır. Bu dönemin, en az bir kuşak boyunca sürmesi beklenmelidir. Bu değişim, bugünün kuşaklarının bildiği, tanıdığı tüm kavramları da yerle bir etmeye adaydır. Tuncer hocanın ifadelerini yine onun cümleleri ile bitirelim: Tüm analizlerimiz bize 2007 tarihinin tarihsel bir kırılmanın en kritik dönemeci olduğunu gösterdi. Bu kırılmanın sonuçlarının dramatik olacağı uyarısını şimdiden yapıyoruz."

      Buradan hareketle 1918 yılı olayları ile 2007 yılı olayları arasında bir benzerlik bulunmaya çalışılabilir. Aynı şekilde 1919 yılı ile 2008, 1920 ile 2009 ve nihayet içinde bulunduğumuz 2010 ile 1921 yılı olayları arasında benzerlikler araştırılabilir. Ben şöyle ifade ediyorum. 2007 yılında (1918) Osmanlı yenilir. Orduları terhis edilir. Bütün önemli bölgeler galip devletler tarafından işgal edilmeye başlanır. Borsa inişe başlar. Durum felakettir. Ufukta hiçbir kurtuluş ümidi yoktur. Manda fikirleri ortaya çıkar, tartışmalar yaşanır. Bittik mahvolduk ayyuka çıkar. Bu dönemde şu tip şarkılar hit olur: Beklenen yarınlar kaybolmuş dünden, Ümitler selamı kesmişler benden, Nasılsa hayır yok gelecek günden, Kadere rest çektim isyanlardayım. bir başkası, Daha doğmadan yazılmış çilem, Acıyla kederle yoğrulmuşum ben.

      19 Mayıs 2008 tarihinde Mustafa Kemal Samsun'dan karaya çıkar. Anadolu karışıklık içindedir. Erzurum(23 Temmuz-07 Ağustos) ve Sivas(4-11 Eylül) Kongreleri ümit olur. Mustafa Kemal yarınların parlak olduğunu haykırmaya çalışır. Ancak sesi "Palavra, palavra, palavra, Yemin ederim, Palavra, Palavra, Palavra" diye karşıki dağlardan yankılanır. Ancak yine de biraz toparlanma görülür. Ama bunun geçici bir toplarlanma olduğu zannedilir. Erzurum'dan Ankara'ya kadar tekrar durumlar kötüleşir. Memleketin ufkunda kara bulutlar dolaşmaktadır. Nihayet 23 Nisan 2009 tarihinde Büyük Millet Meclisi açılır. Artık İstanbul'da Meclisi Mebusan da kalmamıştır. Onların üyeleri de Ankara'da meclise katılırlar. Artık vatanın kurtulacağına iyiden iyiye inanç gelmiştir. Borsa coşar. Televizyonlar, gazeteler hep borsadan bahsetmeye başlar. Yıl sonuna doğru düzenli ordu kurma fikri meclise gelir ve kabul edilir. Bunu kabul edemeyen Çerkez Ethem bugünlerde ayaklanır. Halen ayaklanmayı bastırmakla uğraşıyoruz, Çok geçmeden bastıracağız.(22 Ocak 2010) Aynı zamanda Yunanlılar Anadolu'ya çıkmış, ilerliyorlar ve geniş bir cephede saldırıya geçiyorlar. Daha yeni düzenli ordu kurulmuş ve ilk başarısını da I.İnönü'de (9-10 Ocak) Yunan saldırısını durdurarak verecektir. Atatürk I. İnönü Zaferi münasebetiyle Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Bey'e tebrik telgraf çeker:  "... Bu muvaffakiyetin mukaddes topraklarımızı düşman istilâsından kâmilen kurtaracak olan kesin zafere bir hayırlı  başlangıç olmasını Allah'tan diler ve bu tebrikâtın umum Batı Ordusu er ve subaylarına iletilmesini rica ederim." 20 Ocak’ta yeni Anayasa (Teşkilatı Esasiye) millet meclisi tarafından kabul edilir. Arkasından toparlanan Yunanlılar tekrar saldırır. Birçok şehri işgal ederler. Bu sefer II.İnönü ile durdurulur. (01 Nisan) Atatürk Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya cevap telgraf çeker ve "Siz orada yalnız  düşmanı değil, milletin maküs talihini de yendiniz. İstilâ altındaki bedbaht topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istilâ hırsı, azim ve hamiyetinizin yalçın kayalarına başını çarparak hurdahaş oldu!" der. Arkasından 22 gün ve gece devam eden çok şiddetli çarpışmaların yaşandığı, Sakarya Meydan Savaşı gerçekleşecektir. (23 Ağustos-13 Eylül 2010) Savaş devam ederken Başkomutan Atatürk: "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” der. Sakarya ile artık ilerleyiş durmuş ve kendini gerileyişe bırakmıştır. Yunanlılar yavaş yavaş geri çekilir. Afyon karşısında toplanırlar, sanki gelin bizi sürerek Anadolu'dan atın der gibidirler. Piyasalar halen tedirgindir. Nihayet 26 Ağustos 2011 büyük taarruz başlar. Bu bir var olma/yok olma kavgasıdır. Sonucu kimse bilemez. 9 Eylül 2011 tarihinde İzmir'den denize dökülürler. 2. Meclis seçimleri yapılır, meclisin çoğunluğu değişir. Lozan Antlaşması görüşmeleri başlar. Halen neler olacağı bilinemez. Kimisi İngiltere'nin bizi kabul etmeyeceğini, mandasına alabileceğini ya da onların istediklerini kabul etmezsek yeniden Anadolu'ya asker çıkarabileceklerini söyler. Ancak Lozan (24 Temmuz 2012) yeni Türk Devletinin kuruluşunu ilan eder ve derken 29 Ekim 2012 tarihinde Cumhuriyet ilan edilir.

      Artık beklentiler bitmiştir. Lozan'ın imzalanmasından Cumhuriyetin ilanına kadar yavaş yavaş inen borsa aniden aşağı çakılır.

      Bu aşağı çakılma tekrar çıkmamak üzere bir çakılma değildir. Şöyle düşünebiliriz. 5+3=8’lik döngü olabileceğini varsayarsak: 2007+5=2012 buradan da 2012+3=2015 yıllarına ulaşabiliriz. Yani 5 yıllık bir trend ile çıkarak 2002+5=2007’ye ulaşan endeks, burada bir yıllık bir düzeltmeye girmiş ve sonrasında tekrar 3-4 yıllık bir çıkış trendine başlamış olmalıdır. 2012 sonu veya 2013 başında başlayacak düzeltme de iki yıllık bir düzeltme olabilir. Bu sürecin 2015 yılı civarında Türkiye’nin de katılacağı Orta Doğu’da bir savaş olasılığı ile ilerlemesi ve savaşın ilk bombalarıyla endeksin dip vurması, savaşın devamı veya mutlu sona ulaşma ile yeni bir çıkış trendinin daha hayalleri zorlaması düşünülebilir ya da bugünden hayal bile edilemeyen seviyelere doğru bir tırmanış gerçekleşebilir. 2015'te başlamasını düşündüğüm çıkış trendi tekrar 5 yıl sürebilir, sonraki düzeltme 3 yıl ve yeni çıkış trendi de 5 yıl sürebilir (2020-2023-2028).

       İlginç bir tarih de 5 Kasım 2012 tarihidir. Yani bu tarihte Amerika’da başkanlık seçimi vardır. İkinci defa seçilecek Başkan Obama’ya piyasalar bir hoş geldin şenliği yaparak aşağı çakılabilir. Bu dönem demokratlar için bir felaket dönemi olacaktır ve 2016’ya piyasalar aşağı inişle devam edeceklerdir. Ancak ne olursa olsun, 7000 seviyelerinin altına inmesini de beklememek gerekmektedir. 2016 sonrası inişin devam etmesini ve Amerika’nın bu sefer kuzeyden güneye doğru inen Türkiye’yi dengelemek üzere Yemen’e müdahale etmesini beklemek gerekmektedir.